Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Alt Komisyonu toplandı

Aliekber METE/ ANKARA, – TÜRKİYE Büyük Millet Meclisi (TBMM) Yurtdışı

Aliekber METE/ ANKARA, – TÜRKİYE Büyük Millet Meclisi (TBMM) Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Alt Komisyonu toplandı.

TBMM Dışişleri Komisyonu bünyesinde kurulan Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Alt Komisyonu, İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun başkanlığında toplandı. Ergun, Alt Komisyon Başkanlığı seçim gündeminin olduğunu belirtti ve oylama işlemini başlattı. Oylama sonucunda AK Parti İstanbul Milletvekili Seda Gören, başkanlığa seçildi. Gören, son 3 yıl içerisinde yurt dışında yaşayan vatandaşların talepleri doğrultusunda bakanlıklar ile yakın temasta bulunduklarını kaydederek, “Bu temasların sonucunda, 2023-2026 döneminde meclisimizden geçen düzenlemelerle yurt dışındaki vatandaşlarımızın SGK başvurularını müşavirlik ve ataşelikler aracılığıyla yapabilmesi mümkün hale gelmiştir. Telefonlarda e-mail kullanım süresi 120 günden 180 güne çıkarılmıştır, araçlarda internetten ön kayıt kalış süresi uzatımı ve emekliler için 4 yıla kadar araç bulundurma imkanı sağlanmıştır, dijitalleşme alanında ise önemli bir mesafe kat edilmiştir. 2025 yılı sonu itibarıyla, dış temsilciliklerimizce verilen e-devlet şifresi sayısı 1 milyon 300 bini, e-tebligat hesabı sayısı 60 bini, gönderilen tebligat sayısı ise 55 bini aşmıştır. Konsolosluk çağrı merkezimiz günde ortalama 2 bin, ayda 60 bin, bugüne kadar toplamda 11,5 milyonun üzerinde çağrıyı yanıtlamıştır” ifadelerini kullandı.

‘2025 YILINDA AVRUPA GENELİNDE 850 NEFRET SUÇU İŞLENDİ’

Yurtdışında yaşayan vatandaşlara yönelik en ciddi sorun alanlarından birisinin ırkçı saldırılar olduğunu aktaran Gören, “2023-2026 yılları arasında Almanya, Fransa, Danimarka, Belçika ve Yunanistan başta olmak üzere, birçok ülkede camilere, derneklere, okullara ve vatandaşlarımıza yönelik saldırılar yaşanmıştır. Başta Dışişleri Bakanlığımız ve bugün de burada bulunan Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığımız olmak üzere bizler bu saldırıların her birine karşı sert ve net diplomatik açıklamalar yaptık, ilgili ülkeler nezdinde girişimlerinde bulunduk ve elimizden geldiğince mağdurları ziyaret ettik. 2025 yılında yalnızca Avrupa genelinde kayıtlara geçen nefret suçu sayısı 850’nin üzerindedir. Bu suçların önemli bir kısmı Müslümanlara ve Türk kökenli vatandaşlara yönelmiştir. Bu tablo sadece güvenlik meselesi değildir, insan hakları ve birlikte yaşam kültürü ve hukuk devleti açısından da ciddi sınamalardır” diye konuştu.

‘HER YIL 5 BİN ÖĞRENCİYİ TÜRKİYE’YE GETİRİP EĞİTİM GÖRDÜRÜYORUZ’

Ardından Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanı Abdülhadi Turus, milletvekillerine sunum yaptı. Turus, uluslararası öğrenciler ile ilgili yapılan çalışmalardan bahsederek, “Türkiye’nin bugün 160 bin mezuna ulaşan ve her birisi bulundukları ülkelerdeki Türkiye’nin fahri elçileri konumuna yükselen ve bugün bizim ulaşabildiğimiz veriler doğrultusunda ülkemize yılda 5 milyar dolar katkısı olan büyük bir yapıya dönüştü. Biz başarılı ve nitelikli uluslararası öğrencilere Türkiye’de eğitimin fırsat eşitliği noktasında imkan sunuyoruz ve yükseköğrenimde de uluslararasılaşmayı tesis etmek için altyapı çalışmalarına yine lokomotiflik görevi görüyor Türkiye bursları ile bulundukları ülkeler arasında iş birliğini geliştirme noktasında artık bugün karşılığını ciddi bir şekilde ete kemiğe büründürmüş bir şekilde yapıyoruz ki bunu şöyle anlatabilirim: Halihazırda bugün Türkiye mezunu olan 1 Cumhurbaşkanı, onlarca bakan, çok büyük sayıda bürokrat ve gerçekten Türkiye’yle çok ciddi nitelikte sermaye unsurunu bölüşen iş insanları mevcut ve bunlarla biz YTB olarak da iletişim halindeyiz. Rakamlarla Türkiye burslarını anlatmak istiyorum. Bizim 145 ülkede 160 bine yakın Türkiye burslusu öğrencimiz bulunmaktadır. Biz her yıl 5 bin öğrenciyi lisans, yüksek lisans ve doktora niteliğinde Türkiye’ye getirip çok nitelikli üniversitelerimizde eğitim gördürüyoruz” dedi.

Turus ayrıca 2025 yılında 171 ülkeden 125 bin 668 başvuru aldıklarını ve halihazırda ise 90 binin üzerinde başvurunun yapıldığını ekledi.

‘AVRUPA GENELİNDE BAŞARILI ÖĞRENCİLERİ TEKNOFEST FESTİVALİNE GETİRİYORUZ’

Turus, katip programı ile farklı ülkelerden her yıl 50 ila 100 kamu görevlisi ve akademisyenlere eğitim verdiklerini ifade etti. Yurt dışında yaşayan 8 milyon vatandaşa ise hizmet sunduklarını dile getiren Turus, Türkiye Stajları Programı’nı aktararak, “Biz Savunma Sanayii Başkanlığı ve savunma sanayi şirketleri ile 1 yıl boyunca Avrupa’da özellikle yazılım, makine mühendisi, endüstri mühendisi, bilgisayar mühendisi gibi üçüncü ve son sınıf kardeşlerimize bir tarama yapıyoruz. Başarılı olanları 1 ay boyunca ASELSAN, HAVELSAN, ROKETSAN gibi çok üst düzey savunma sanayi şirketlerimizde staj yaptırıyoruz. Hatta şöyle bir şey söyleyeyim; Stuttgart’tan bir kız kardeşimizi getirdik, iki ana dal; tıp ve yazılım okuyor, bulunduğu iki dalda da üçüncü sınıfta derece yapmış. Stuttgart’ta da bizden önce bir savunma şirketinde 1 ay boyunca staj yapmış. Tabii, davet ediyoruz onları. Kızımız bana dedi ki: ‘Başkanım, ben Türkiye’yi şimdi daha iyi anladım,’ ‘Nasıl?’ dedim. ‘Ben başarılı bir öğrenciyim, Stuttgart’ta da çok önemli bir savunma sanayi şirketinde staj yaptım. Fakat orada bizi hiç teknolojiyle buluşturmadılar. Ben burada KAAN’a el sürdüm, KAAN Projesi’nin direkt içerisinde oldum. Burada fark ettim Avrupa’da bize ırkçılık yapıldığını.’ Dolayısıyla Türkiye’ye bakış açılarını çok ciddi bir şekilde değiştiriyor bu stajlar. Aynı zamanda, her yıl başarılı gençleri TEKNOFEST festivaline getirip orada bütün festival boyunca TEKNOFEST’e dahil ediyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

‘2025 YILINDA AVRUPA DA 108 KEZ CAMİLERE FİZİKİ SALDIRI OLDU’

Irkçılık ve İslamofobi’nin Avrupa’da arttığına dikkat çeken Turus, şöyle devam etti:

“Avrupa’da 2021’de 176, 2022’de 83, 2023’te 151, 2024’te 134, 2025’te de 108 kez camilere fiziki saldırılar olmuş. Almanya ve Fransa’da 1990 yılından bugüne 109 kişi sadece aşırı ırkçı ve İslamofobik saldırılar yüzünden maalesef vefat etmiş. Şunu da söylemem gerekiyor. Bu sadece bir ülkeye mahsus değil, maalesef Avrupa’nın tamamına yayılmış durumda. Peki, biz ne yapıyoruz. Bizim asıl meselemiz şu; İlk önce bir veri toplamamız lazım, bir gerçekliği göstermemiz lazım, bir raporlamamız lazım resmi olarak ve en önemlisi de farkındalığı göstermemiz lazım. Burada siyasi büyüklerimiz olduğu için bunu söylemek zorundayım ki Avrupa’nın bize hep vurguladığı bir şey var, muhataplarımızla da konuştuğumuz zaman ilk söyledikleri, ‘Türkiye’de düşünce özgürlüğü yok, Türkiye’de basın özgürlüğü yok.’ Fakat biz de onlara artık söylüyoruz, ‘Kusura bakmayın ama yani şu verilere bir bakın.’ Geçen Hollanda Büyükelçisi ile çok güzel bir görüşme yaptık ama en son çok ilginç bir laf söyledi, ‘Dünyanın en inanç özgürlüğü olan ülkesi biziz’ dedi. Elimdeki veriyi kendisine gösterdim, sadece son bir hafta içerisinde 6 tane camiye saldırı yapılmıştı. Ondan sonra, ‘Ya, işte, kusura bakmayın, bunu bu kadar söyleyemezsiniz.’ Dolayısıyla aslında veri toplama ve raporlama yani bilgi bizi güçlendiriyor; bunun için çok ciddi çalışmalar yapıyoruz.”