BEGEN HABER

Edirne’nin tescilli Karaağaç acı biberinde zorlu kurutma mesaisi başladı

Edirne’nin tescilli Karaağaç acı biberinde zorlu kurutma mesaisi başladı Ekonomi
  • 23.09.2026 12:35 Son Güncelleme23.09.2026 22:14
A- A A+
Edirne’nin coğrafi işaretli lezzetlerinden Karaağaç acı biberinde hasat ve kurutma mesaisi başladı. Tava ciğerin vazgeçilmezlerinden olan ve ata tohumlarından yetiştirilen biberler, tarladan tek tek toplanarak iğneyle iplere diziliyor ve güneş görmeyen alanlarda yaklaşık 1,5-2 ay kurumaya bırakılıyor.
Edirne mutfağının simgelerinden Karaağaç acı biberinin üretiminde yoğun dönem başladı. Mayıs ayında toprakla buluşturulan fidelerden yetişen biberler, temmuz ayının sonundan itibaren toplanarak imece usulüyle hazırlanmaya başlandı. İşçiler tarafından tek tek ipe geçirilen biberler, özel olarak hazırlanan gölgelik alanlara asılarak doğal yöntemlerle kurutuluyor. Tarladan sofraya uzun ve zahmetli bir süreçten geçen Karaağaç acı biberinin kurutma işleminin tamamlanmasının ardından sofralarda yerini alması bekleniyor.

"Ata tohumumuz dedemizin dedesinden kaldı"
Karaağaç biberi üreticisi Tunahan Ule, kullandıkları tohumun aileden kalan ata tohumu olduğunu belirterek, "Yetiştirdiğimiz biberin ata tohumu, dedemizin dedesinden kalma bir tohum. Biberimizde tohum da patentli. Biberlerimizi 5 Mayıs’ta toprakla buluşturduk. Haziranın ilk haftası, ortasında ve sonunda kazım işlemini gerçekleştirdik. Temmuzun başında damlama sulama sistemiyle sulamaya başladık. Temmuz’un 29’unda biberlerimizi toplamaya başladık ve imece usulü tek tek ipe dizdikten sonra biberlerimizi astık. Şu an biberlerimizin kuruma işlemi gerçekleşiyor" dedi.

"Biberlerimiz kesinlikle güneş görmeyecek"
Kurutma işleminin ürünün kalitesi açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Ule, "Biberlerimiz kesinlikle güneş görmeyecek, gölgede kuruyacak. Güneş gördüğü zaman beyazlar, yani istediğimiz kalite olmaz. Yaklaşık 1,5-2 aylık bir kuruma süresi var. Bu kurutma süresi de oldukça zahmetli. Burada bütün her şey işçilikle oluyor; toplaması, ekmesi, tek tek dizilmesi, buraya asılması, askıdan alıp çuvallara konulması, sonra da kesinlikle rutubet görmemesi lazım. Koyduğunuz deponun içinde ısı olması, doğal gaz veya sobanın çalışması, camların kapalı tutulması gerekiyor. Kesinlikle bir gram rutubet olmaması lazım, rutubeti hiç sevmeyen bir ürün. Yani adeta bebeğe bakar gibi bakıyoruz" ifadelerini kullandı.

"Bu kuru biber hayatımızın her yerinde yer alıyor"
Karaağaç biberinin kullanım alanının giderek genişlediğini söyleyen Ule, Türkiye’nin farklı bölgelerine ürün gönderdiklerini belirterek, "Sadece ciğerci veya köfteci olarak düşünmemek lazım. İnsanlar artık bütün lokantalarda kuru fasulyenin, nohudun yanında da bu biberi tercih ediyor. Yani şu an bu kuru biber hayatımızın her yerinde yer alıyor" diye konuştu.
Edirne’nin coğrafi işaretli lezzetlerinden Karaağaç acı biberinde hasat ve kurutma mesaisi başladı. Tava ciğerin vazgeçilmezlerinden olan ve ata tohumlarından yetiştirilen biberler, tarladan tek tek toplanarak iğneyle iplere diziliyor ve güneş görmeyen alanlarda yaklaşık 1,5-2 ay kurumaya bırakılıyor.
Edirne mutfağının simgelerinden Karaağaç acı biberinin üretiminde yoğun dönem başladı. Mayıs ayında toprakla buluşturulan fidelerden yetişen biberler, temmuz ayının sonundan itibaren toplanarak imece usulüyle hazırlanmaya başlandı. İşçiler tarafından tek tek ipe geçirilen biberler, özel olarak hazırlanan gölgelik alanlara asılarak doğal yöntemlerle kurutuluyor. Tarladan sofraya uzun ve zahmetli bir süreçten geçen Karaağaç acı biberinin kurutma işleminin tamamlanmasının ardından sofralarda yerini alması bekleniyor.

"Ata tohumumuz dedemizin dedesinden kaldı"
Karaağaç biberi üreticisi Tunahan Ule, kullandıkları tohumun aileden kalan ata tohumu olduğunu belirterek, "Yetiştirdiğimiz biberin ata tohumu, dedemizin dedesinden kalma bir tohum. Biberimizde tohum da patentli. Biberlerimizi 5 Mayıs’ta toprakla buluşturduk. Haziranın ilk haftası, ortasında ve sonunda kazım işlemini gerçekleştirdik. Temmuzun başında damlama sulama sistemiyle sulamaya başladık. Temmuz’un 29’unda biberlerimizi toplamaya başladık ve imece usulü tek tek ipe dizdikten sonra biberlerimizi astık. Şu an biberlerimizin kuruma işlemi gerçekleşiyor" dedi.

"Biberlerimiz kesinlikle güneş görmeyecek"
Kurutma işleminin ürünün kalitesi açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Ule, "Biberlerimiz kesinlikle güneş görmeyecek, gölgede kuruyacak. Güneş gördüğü zaman beyazlar, yani istediğimiz kalite olmaz. Yaklaşık 1,5-2 aylık bir kuruma süresi var. Bu kurutma süresi de oldukça zahmetli. Burada bütün her şey işçilikle oluyor; toplaması, ekmesi, tek tek dizilmesi, buraya asılması, askıdan alıp çuvallara konulması, sonra da kesinlikle rutubet görmemesi lazım. Koyduğunuz deponun içinde ısı olması, doğal gaz veya sobanın çalışması, camların kapalı tutulması gerekiyor. Kesinlikle bir gram rutubet olmaması lazım, rutubeti hiç sevmeyen bir ürün. Yani adeta bebeğe bakar gibi bakıyoruz" ifadelerini kullandı.

"Bu kuru biber hayatımızın her yerinde yer alıyor"
Karaağaç biberinin kullanım alanının giderek genişlediğini söyleyen Ule, Türkiye’nin farklı bölgelerine ürün gönderdiklerini belirterek, "Sadece ciğerci veya köfteci olarak düşünmemek lazım. İnsanlar artık bütün lokantalarda kuru fasulyenin, nohudun yanında da bu biberi tercih ediyor. Yani şu an bu kuru biber hayatımızın her yerinde yer alıyor" diye konuştu.

Yorum Gönder

Yorumlar ( 0 )