Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Dervişoğlu: Bu nasıl büyüme ki işçinin ekmeğine katkısı olmuyor

Mikail KARAMAN/ANKARA, – İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, “Türkiye

Mikail KARAMAN/ANKARA, – İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, “Türkiye 2026’da da yüzde 4,5 büyüyecekmiş. Bu nasıl bir büyüme ki, işçinin ekmeğine katkısı olmuyor, gencin cebine harçlık koymuyor ve emeklinin pazar filesini doldurmuyor. İstihdam olmadan, rakamlar büyürse ortada zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan bir sömürü düzeni vardır demektir” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Türkiye’de, dış politika ve iç siyasetin iç içe olduğunu söyleyen Dervişoğlu, “Dış politikayı, iç siyasetin aparatı haline getiren anlayış, iç siyaseti de dış güçlere paspas yapmış demektir. İşte bugün yaşadıklarımız da tam olarak budur. Her seferinde bu kürsüden uyardık. ‘Dünya kuralsızlığa gidiyor, güç siyaseti geri dönüyor, bölgemiz yeniden dizayn ediliyor, bizi bugüne kadar koruyan Cumhuriyettir ve milli kimliğimizdir ve eğer Türkiye içeride hukuku ve kurumları zayıflatırsa dışarıda bu fırtınaya dayanamaz’ dedik. Bu fırtınaya aşinayız. Bu dili daha önce de gördük, izledik. Irak’ta, Arap Baharında, Mısır’da, Libya’da, Lübnan’da ve Suriye’de gördük. Bölgemizdeki her gelişmede, ‘Türkiye bunun öznesi mi yoksa nesnesi mi?’ sorusunun cevabını aradık. Cevap vermesi gereken iktidar ise her seferinde aynı hatada ısrar etti. Kısa vadeli hesaplarla günü kurtarma refleksiyle devlet aklını zayıflatan ve milletin rızasını pazarlığa açan tercihler yaptı. Kaddafi, Esad ve Maduro hepsi Sayın Erdoğan’ın bir dönem ‘kardeşim’ dediği isimler. Bugün ne tesadüf ki hepsi diktatör olarak anılan devrik liderler. Şimdi soruyorum; Sizce de bu işte bir terslik yok mu? Biri idam edildi, biri kaçak, biri devrildi ve biri kaçırıldı. Ne hikmetse bunlara da hep ‘dostum’ dediği ABD başkanları vesile oldu. Ortak alır terörist çıkar, ‘dostum’ der işgalci çıkar, ‘kardeşim’ der derdest edilir. Allah, Erdoğan’la yakın ilişki kuranların yardımcısı olsun” diye konuştu.

‘EMEKLİLERİN İKİNCİ BAHARLARI KARA KIŞA DÖNDÜ’

Yeni yılda asgari ücret ve emekli maaşlarına yapılan artışlara ilişkin Dervişoğlu, “Açlık sınırı 30 bin lirayı aşmışken asgari ücreti 28 bin lira olarak belirlemek vatandaşı açlığa mahkum etmektir. Bu açlık, sürünme sertifikasıdır, açlık karnesidir. Büyükşehirlerde kiraların 20 bin liradan başladığı bir ülkede bu parayla kim karnını nasıl doyuracak, kim çocuğuna ayakkabı alabilecek, kim hayata nasıl tutunabilecek? Peki ya emeklilerimiz; ikinci baharları kara kışa döndü. Enflasyon oranındaki artışla, en düşük emekli aylığı 19 bin lira oldu. Gelin bir hayatta kalma matematiği yapalım. Ankara’da ortalama kira 20 bin lira, İstanbul’da ortalama kira, 25 bin lira. En düşük emekli aylığı 19 bin lira. Soruyorum; emeklilerimiz, otel köşelerinde ya da terminal banklarında mı yaşayacak? 25-30 yıl çalışmış, prim ödemiş ve alın teri dökmüş insanlara reva gördüğünüz hayat bu mudur? Siz, emekliyi sadece açlığa mahkum etmediniz, siz, emekliyi kendi ülkesinde istenmeyen insan haline getirdiniz. Türkiye’de en düşük emekli maaşı alanların sayısı 5,5 milyon civarında. 11 milyon 500 bin kişi de asgari ücretle çalışıyor. Bu ne demek? Cumhur koalisyonu, bu asgari ücretle ve bu emekli aylığıyla aileleriyle birlikte 30 milyona yakın vatandaşımızı sefalete mahkum etti demek” dedi.

‘FAKİRİ DAHA FAKİR YAPAN SÖMÜRÜ DÜZENİ VAR’

Türkiye’deki genç nüfusun evlenirken büyük sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirten Dervişoğlu, “Gençlerimiz değil evlenmeyi, sadece eve benzeyen bir evin içine başımı sokabilir miyim, onu düşünüyor. İktidar, ‘işsizliği tek haneye indirdik’ yalanıyla övünürken, Türkiye’de geniş tanımlı işsiz sayısı 12 milyonu aşmıştır. Bu, Yunanistan nüfusu kadar işsizler ordumuz var demektir. Her 3 kişiden 1’i ya işsizdir ya iş aramaktan vazgeçmiştir ya da güvencesiz ve karın tokluğuna çalışmaktadır. Üniversite bitirmiş mühendis kurye, atanamayan öğretmen markette raf dizmektedir. 5 milyon evladımız, ‘ev genci’ olarak hayata küsmüş ve küstürülmüştür. Bu gerçekler ortadayken, her fırsatta ekonomik büyümeden söz eden bu iktidarın ar damarı çatlamıştır demektir. Türkiye 2026’da da yüzde 4,5 büyüyecekmiş. Bu nasıl bir büyüme ki, işçinin ekmeğine katkısı olmuyor, gencin cebine harçlık koymuyor ve emeklinin pazar filesini doldurmuyor. İstihdam olmadan, rakamlar büyürse ortada zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan bir sömürü düzeni vardır demektir. Siz büyüme dedikçe barınma krizi büyüyor; siz rakamlarla oynadıkça açlık sınırı yükseliyor; siz ‘hedefler tutuyor’ dedikçe uçurumlar derinleşiyor ve siz sadece aldığınız bedduaları büyütüyorsunuz. Çünkü mesele sadece ekonomi değildir. Ekonomi de sadece rakam değildir, ahlaktır. Siz, bu ülkenin ahlaki omurgasını kırdınız” ifadelerinde bulundu.