Batman'da Geleneksel Bağ Bozumu Başladı: Tonlarca Üzüm Şifa Deposu Kuru Üzüme Dönüşüyor
Yaşam
- 26.09.2026 10:22 • Son Güncelleme26.09.2026 11:09
Batman'ın Gercüş ilçesine bağlı Gökçepınar köyünde sonbaharın gelmesiyle birlikte bağ bozumu heyecanı yaşanıyor ve kışlık kuru üzüm mesaisi tüm hızıyla sürüyor. Sabahın şafağıyla birlikte tarlalara koşan üreticiler, büyük bir titizlikle topladıkları üzümleri çöp ve ezik tanelerden arındırıyor. Ürünlerin kalitesini artırmak ve kuruma süresini kısaltmak amacıyla özel bir harca batırılan üzümler, ardından geniş bezler üzerine serilerek güneş altına bırakılıyor. Yaklaşık on gün boyunca kavurucu güneşin altında kalan bu şifa kaynağı meyveler, kıvama geldikten sonra yeniden toplanıp temizleniyor. Çiftçiler elde ettikleri mahsulün bir bölümünü kış aylarında tüketmek üzere ayırırken, artan kısmını ise satışa sunarak ekonomilerine destek sağlıyor.
Gökçepınar sakini Deham Demirtaş, geçmişte köylülerin tamamen kendi alın teriyle geçindiğini vurgulayarak, bağlarda yetişen üzüm, domates ve erik gibi ürünlerin kışlık ihtiyacı karşıladığını belirtti. Eskiden pazar alışverişinin olmadığını, her şeyin akıl ve emekle kurutularak saklandığını ifade eden Demirtaş, günümüzdeki hazır gıdaların eski doğal lezzetlerin yerini tutmadığını ve insanların artık bu zahmetli işten kaçındığını dile getirdi. Kuru üzümün kan temizleyici, güç verici ve dinç tutucu özellikleriyle tam bir şifa deposu olduğunun altını çizdi.
Üreticilerden Emine Çelik ise günün ilk ışıklarıyla bağa gelip mesaiye başladıklarını aktararak, "Özel olarak hazırladığımız suya batırdığımız üzümleri bezlerin üzerine seriyoruz. Yaklaşık 10 günlük kuruma sürecinin ardından evimize taşıyıp ayıklama işlemine geçiyoruz. Ürünün bir kısmını kışlık tüketimimiz için ayırırken, kalanı ise pazara gönderiyoruz" şeklinde konuştu.
Gökçepınar sakini Deham Demirtaş, geçmişte köylülerin tamamen kendi alın teriyle geçindiğini vurgulayarak, bağlarda yetişen üzüm, domates ve erik gibi ürünlerin kışlık ihtiyacı karşıladığını belirtti. Eskiden pazar alışverişinin olmadığını, her şeyin akıl ve emekle kurutularak saklandığını ifade eden Demirtaş, günümüzdeki hazır gıdaların eski doğal lezzetlerin yerini tutmadığını ve insanların artık bu zahmetli işten kaçındığını dile getirdi. Kuru üzümün kan temizleyici, güç verici ve dinç tutucu özellikleriyle tam bir şifa deposu olduğunun altını çizdi.
Üreticilerden Emine Çelik ise günün ilk ışıklarıyla bağa gelip mesaiye başladıklarını aktararak, "Özel olarak hazırladığımız suya batırdığımız üzümleri bezlerin üzerine seriyoruz. Yaklaşık 10 günlük kuruma sürecinin ardından evimize taşıyıp ayıklama işlemine geçiyoruz. Ürünün bir kısmını kışlık tüketimimiz için ayırırken, kalanı ise pazara gönderiyoruz" şeklinde konuştu.
Yükleniyor...