Canan İLARSLAN – Ulaşcan ÖZER / İSTANBUL, – MAKİNE ve Kimya Endüstrisi (MKE), Kocaeli’nde düzenlenen TEKNOFEST Mavi Vatan’da deniz platformlarına yönelik geliştirdiği milli sistemleri ‘PİRANA Kamikaze İnsansız Deniz Aracı’ (KİDA), ‘MALAMAN Akıllı Dip Mayını’, ‘DENİZHAN-76’, ‘TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi’ ve ‘BALKIN 130 mm ÇAF-S’ karşı tedbir mühimmatını sergiledi.
Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde gerçekleştirilen TEKNOFEST Mavi Vatan, Makine ve Kimya Endüstrisi(MKE) Türkiye’nin denizlerdeki caydırıcılığını güçlendirmeye yönelik geliştirdiği sistemlere ev sahipliği yaptı. Festival alanında ‘PİRANA KİDA’, ‘MALAMAN Akıllı Dip Mayını’, ‘BALKIN 130 mm ÇAF-S’ karşı tedbir mühimmatı, ‘DENİZHAN-76’ top sistemi ve ‘TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi’ni, etkinlik alanında ziyaretçilerin ilgisine sunuldu.
‘PİRANALAR HEDEFİ KENDİSİ TANIYAN AKILLI İNSANSIZ DENİZ ARAÇLARI’
Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) Genel Müdürü İlhami Keleş, “Biz bütün ürünlerimizle burada yer alıyoruz. Aynı zamanda, bu ürünler bizim bir taraftan dışa bağımlılığımızı ortadan kaldırırken, bir taraftan da ciddi bir ihracat potansiyeli doğuruyor. Bu kapsamda da bu ürünlerin bir kısmını ihraç etmeye başladık, bir kısmında ihraç süreçleri devam ediyor. Burada TEKNOFEST’in ruhuna da uygun olarak buraya getirdiğimiz en önemli ürünlerimizden bir tanesi de PİRANA Kamikaze İnsansız Deniz Aracı. Bu PİRANA’lar insansız sürü konseptiyle hareket edebilen ve hedefi kendisi tanıyan, otonom olarak hedefe saldırabilen ve hedefin neresine vuracağını kendisi değerlendirip doğru yere, itki sistemlerine taarruz eden akıllı mühimmatlar, akıllı insansız deniz araçları. Bunlar karadan, gemiden, uydudan, insansız hava araçlarından kontrol edilebiliyor. İddialı menzillerde bu şekilde taarruz yeteneğine sahip sistemlerimiz var ve bunlar da artık envantere giriyor. 200 deniz millik bir mesafede 370 kilometre anlamına geliyor. 370 kilometre uzaktan bu operasyonları yapabilme kabiliyetine sahip bir sistem. Hedefe kilitlenebilecek savunma mekanizmalarını sahte sistemlerin üzerine çekip gerçek sistemlerle gemileri vurabilen bir konsepte sahip. Bu yönüyle de emsalsiz bir konsept. Denizdeki gücü 100 kilo patlayıcı taşıyor ve bu 100 kilo patlayıcının bir de 15 kilo ön delicisi var. Deliyor, geminin içerisine giriyor ve geminin içerisinde patlıyor. Etki kabiliyeti çok yüksek. Bir de akıllı sistemlerle gemilerin pervanelerini, itki sistemlerini vuruyor. Bir grup Pirana da dolanan mühimmat fırlatmak suretiyle gemilerin radarlarını ve optiklerini vuruyor. Dolayısıyla gemiyi kör, sağır, hareket edemez duruma getirip görev dışı bırakabilme kabiliyetine sahip” ifadelerini kullandı.
‘MALAMAN’ TÜRKİYE’NİN İLK AKILLI DİP MAYINI’
Keleş, “MALAMAN akıllı bir dip mayını. 50 metre ila 100 metre derinlikte suyun dibinde uyuyan ve kesinlikle tespit edilemeyen üzerinden herhangi bir gemi geçtiği takdirde bu gemi dost bir gemi midir, düşman bir gemi midir bunu anlayan ve eğer bir düşman gemisiyse patlayan, dost gemisiyse uyumaya devam ettiği bir konseptle çalışıyor. Türkiye’nin ilk akıllı dip mayını ve bu şekilde akıllı dip mayını üretebilme kabiliyetine sahip çok sınırlı ülkelerden birisiyiz. Bizim bunu millileştirmiş olmamız Türkiye için çok ciddi bir caydırıcılık nedeni. Aynı zamanda bunlar havadan denize bırakılabiliyor, insansız hava araçlarından insansız deniz araçlarından bırakılabiliyor, su üstü gemilerden ve denizaltı gemilerinden bırakılabiliyor. Şimdi bunun yeni varyantlarını da çalışıyoruz. Seri üretim sözleşmesi yapıldı, seri üretim süreçleri devam ediyor. Ama diğer taraftan yine Deniz Kuvvetlerimizin talebi üzerine yeni varyantlarına çalışıyoruz. Demirli dip mayını, suyun altından navige edilebilen dip mayını gibi mayınlarla biz bu savunma için geliştirilmiş olan bu mayınları taarruz maksadıyla da kullanabilecek yeteneği kazanmaya gayret ediyoruz” dedi.
‘DIŞA BAĞIMLILIĞIMIZ VARDI, ONU MİLLİLEŞTİRDİK’
Keleş, “DENİZHAN 76 mm Denizhan topu bu gemilerimizin burun topları. Bu gemilerin olmazsa olmazı. Burada dışa bağımlılığımız vardı, onu millileştirdik ve şu anda 8’inci top üretiliyor. Seri üretimi de devam eden ve gemilerimize takılan bir top bu. Bunu da yine üretebilen dünyada sayılı ülkeler var. Türkiye de artık o ülkelerden birisi. Bunun ihracatı da yapıldı. Romanya’ya ve Endonezya’ya ihracatları da yapıldı” ifadelerini kullandı.
‘SAVUNMA SANAYİ FİRMALARI OLARAK HEDEFİMİZ MAVİ VATAN KONSEPTİNİN ALTINI DOLDURMAK’
‘BALKIN’ hakkında da bilgi veren Keleş, “Bu gemilere yönelen akıllı füzelerin aklını karıştırmak için üretilen bir sistem. Bu da yine dışa bağımlı olduğumuz bir şeydi. Fakat bunu da millileştirdik. Gemiye yönelip gelen füzelerin algılama sistemlerini aldatan, dolayısıyla gemiyi farklı bir yerdeymiş gibi göstermek suretiyle o füzelerin gemiye isabet etmesini engelleyen sistemler. Şimdi bunların şu anda testleri tamamlandı, seri üretim sürecine geçtik. Dolayısıyla burada bir geliştirme süreçlerine ilişkin ihtiyacımız kalmadı. Burada hayal hiçbir şey yok. Onlar da yine üretimi tamamlanmak üzere, onlarda envantere giriyor. Bütün savunma sanayi firmaları olarak hedefimiz Mavi Vatan konseptinin altını doldurmak. Bu ülkenin kara toprağı gibi bizim için aynı anlama gelen deniz sınırlarımızın da aynı güçle korunmasını sağlamak adına ve bu korumayı sağlarken de tamamen milli sistemlerimizle bunu başarmak adına geliştirdiğimiz gayretler bunlar. Fakat bunlar sadece bizim ihtiyacımız değil. Dost ve müttefik ülkeler için de bu geliştirmeleri onlar için de değerlendiriyoruz. Onlarla ortak üretimler, onlara bu yeteneklerin kazandırılması anlamında da çok ciddi gayretlerimiz var. Onun için aynı zamanda bu da bizim uluslararası anlamda değerlerimizden birisi haline geliyor” diye konuştu.