Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Kurtulmuş: 15 Temmuz’un bize bıraktığı miras, demokrasi ve milli iradenin zaferiydi

Aliekber METE-Muhammet BAYRAM/ANKARA, – TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “15 Temmuz

Aliekber METE-Muhammet BAYRAM/ANKARA, – TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “15 Temmuz gecesinin bize bıraktığı en büyük miras; demokrasi ve milli iradenin zaferiydi” dedi.

TBMM’de, ’15 Temmuz Anma Töreni’ düzenlendi. Meclis Tören Salonu’nda gerçekleştirilen programa; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yanı sıra bakanlar, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Tören, saygı duruşu, İstiklal Marşı ve Kuran-ı Kerim okunmasıyla başladı. Ardından Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş tarafından dua edildi ve darbe girişimi ile ilgili video izletildi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, konuşmasında, “15 Temmuz 2016, her yıl anarak sürdürdüğümüz bu hain darbe teşebbüsünün üzerinden 10 yıl geçti. Böylesine önemli olayları hem hatırlamak hem de ders çıkarmak bakımından önemli bir yıl dönümüdür. Dolayısıyla o gece yaşananları tekrar tekrar hatırlamak, hem öfkemizi asla dindirmemeyi hem de hesap sorma irademizi asla kaybetmemeliyiz. Aynı şekilde o gece yaşananlar öncesi ve sonrası ile birlikte ibret alarak, ders çıkararak ülkemizin daha sağlıklı ve güçlü yarınlara ilerleyebilmesi için hep birlikte mücadele etmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.

‘MİLLETİMİZ DARBELER GELENEĞİNİ ÇÖPLÜĞE ATMIŞTIR’

15 Temmuz gecesinde hayatını kaybedenleri rahmetle anan Kurtulmuş, “O gece aslında Türk tarihinin en önemli gecelerinden birisiydi. Bir tarafta ihanetin bir tarafta cesaretin yer aldığı, bir tarafta kahramanlığın fevkalade yüksek derecede ortaya konulduğu, bir tarafta ise herhalde bu toprakların tarihi boyunca gördüğü en büyük hainliğin sergilendiği geceydi. O gece tankların önüne çıkarak çıplak elleriyle tankları durdurmaya çalışanlarla, milletin kendisine verdiği silahların arkasına sığınanların arasında bir mücadele oldu. O gece inançları, değerleri ve vatanına sahip çıkmak için tereddütsüz bir şekilde canını feda edenlerle emperyalistlerin kuklası, uşakları, piyonları arasında büyük bir mücadeleye sahne oldu. O gecenin her bir dakikası son derece önemli hatıralarla doludur. Ancak sonuç itibarıyla 15 Temmuz gecesinin bize bıraktığı en büyük miras; demokrasi ve milli iradenin zaferiydi. Esasında Osmanlı’nın son döneminden itibaren başlayıp Cumhuriyet tarihimiz boyunca da devam eden ve özellikle çok partili siyasi hayatımızda çok sık gördüğümüz, 30 Mayıs 1876 Sultan Abdülaziz Han’a karşı yapılan darbenin bir nevi devamı olan darbeler zincirine milletimiz 15 Temmuz gecesinin sabahında damga vurmuş ve artık darbeler geleneğini tarihin çöplüğüne atmıştır” diye konuştu.

‘MİLLETVEKİLLERİ DEMOKRASİYE SAHİP ÇIKTI’

Kurtulmuş, 15 Temmuz gecesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir televizyon kanalına bağlandığını hatırlatarak, “Sayın Cumhurbaşkanımız darbenin en zor ve en karanlık saatlerinde milletimize, ‘Ben buradayım, siz de sokaklara çıkın, direnin ve bu adamlara haddini bildirin’ mesajını vermesiyle birlikte milyonlar sokaklara döküldü. O akşam belki sadece Türkiye tarihi için değil, dünya demokrasi tarihi içinde siyasi liderlikle halkın arasında kurulabilecek sıcak mesajların hangi önemli sonuçları doğurabileceği çok net bir şekilde ortaya çıktı. Ben bir kere daha Sayın Cumhurbaşkanına milletimiz adına şükranlarımı ifade ediyorum. O sadece bir telefon görüşmesi değil, zalimlerin, hainlerin ayarını bozan ve milleti cesaretlendiren önemli bir mesajdı. Hiç şüphesiz o gecenin ikinci büyük gücü, TBMM’nin gücüydü. TBMM’nin o dönemki başkanı olan İsmail Kahraman Bey, tereddütsüz bir şekilde Meclis’i toplantıya çağırdı. Meclis’teki bütün siyasi partilerin de bu çağrıya uymasıyla birlikte büyük bir demokrasi direnişi ortaya koyuldu. Çok sayıda milletvekili arkadaşımız hızla Meclis’e gelerek oturumu başlattılar ve Meclis oturumu sürerken hainler bombaları attılar. Meclis’in toplanması, milletvekillerinin kot pantolonlarıyla ve spor kıyafetleriyle demokrasiye sahip çıkması, inanın ki bu maşaların ve efendilerinin ayarını bozdu, milletin ve demokrasinin gücünü ortaya koydu” dedi.

‘MİLLİ DAYANIŞMAMIZ, MİLLİ BEKAMIZINI TEMEL ŞARTIDIR’

Devletin hiçbir güruh tarafından ele geçirilmeyeceğini vurgulayan Kurtulmuş, “Hiç şüphesiz aldığımız derslerden birisi de milletimizin aydınlık geleceğinin açıklık, şeffaflık, kurumlara bağlı sistem anlayışı ve güçlü kurumların varlığından geçtiğidir. Türk Silahlı Kuvvetleri’ni (TSK), FETÖ’cü hainlerin nasıl zayıflattığını, TSK’nın temizlenmesinden sonra çok daha iyi anladık. Dolayısıyla kurumların gücü, şeffaflık, açıklık ve kurala bağlı bir sistem anlayışından geçmektedir. Aynı şekilde güçlü devlet anlayışı, derin demokrasi geleneği ve hukukun üstünlüğüyle taçlanabilecek bir alandır. Milli dayanışmamız, milli bekamızın temel şartıdır. Eğer o akşam milletimiz tereddütsüz, siyasi farklılıkları bir tarafa bırakmadan ve milli dayanışma bilinci olmadan sokaklara çıksaydı belki de sonuç farklı olacaktı. Türkiye’nin bundan sonraki yolu; bu ve benzeri çıkardığımız dersleri çok iyi çalışarak, daha da güçlenmekten geçtiğini düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.

‘İKİ ÖNEMLİ ÖDEV ÖNÜMÜZDE DURUYOR’

Kurtulmuş, kardeşliği büyüten, adaleti tahkim eden, meşru siyaseti zenginleştiren ve milli iradeyi her şeyin üstünde tutan bir yolda ilerleyeceklerini aktararak, şöyle devam etti:

“Bu istikamette yürürken yolumuzu hızlı ve güçlü bir biçimde yürümek maksadıyla iki önemli ödev önümüzde duruyor. Bunlardan birisi Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde, Sayın Devlet Bahçeli’nin fevkalade yol gösterici ile başladığımız ‘Terörsüz Türkiye’ sürecini başarıya ulaştırmak ve TBMM’de yasaları hazırlayarak son noktaya ulaşabilmektedir. Böylece 50 yılımızı kaybettiğimiz terörün karşısında bir daha hiçbir şekilde bu ülkenin bir tek evladının eline silah almayacağı bir ortamı hazırlayacağız ve tam manasıyla ‘Terörsüz Türkiye’yi mili bekamızın en önemli unsurlarından birisi olarak inşa edeceğiz. Hiç şüphesiz bu yolda yürürken ikinci büyük ödevimiz ise bu millete yaraşır yeni ve güçlü bir anayasaya olan ihtiyacının karşılanmasıdır. Çağdaş, demokratik, katılımcı, kapsayıcı, milli bir anayasa anlayışıyla ele alınmalı ve ümit ederim ki, ‘Terörsüz Türkiye’ ile ilgili işlerimizi TBMM’de tamamladıktan sonra bütün siyasi partilerin ortak çabasıyla yeni bir anayasa yapma sürecini en kısa sürede başlatabiliriz.”