Kübra SONKAYA-Emirhan YÜZÜGÜLDÜ/ANKARA, – CUMHURBAŞKANI Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Tedarik sistemleri çeşitlendirilmiş bir ülke olarak hiçbir konuda bir arz sıkıntımız yok. Savaş sonrası bizi yeni bir bölgesel ortam bekliyor. Yeni dinamikler devreye girecek ve bu ortamda istikrarını koruyan, güvenli liman vasfını koruyan bir ülke olarak çok önemli fırsatlarımız, imkanlarımız olduğuna inanıyoruz. Bu yaşananlar kısa vadede olumsuz etkiler yapsa da orta vadede Türkiye için önemli bir perspektif, önemli imkanlar getirmektedir” dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Ticaret Odası arasında düzenlenen yuvarlak masa toplantısına katıldı. Toplantıda, Yılmaz’ın yanı sıra, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı Hamdi Ulukaya, ABD Ticaret Odası Kıdemli Başkan Yardımcısı Khush Choksy ile iş dünyasından temsilciler yer aldı. İki ülke arasında ekonomik ilişkilerin ele alındığı toplantıda, yeni yatırım fırsatları ve belirli sektörlerdeki iş birliğinin daha da artırılması için yol haritası oluşturulması ele alındı.
‘2026 YILININ İLK ÇEYREĞİNDE TİCARET HACMİ 10,4 MİLYAR DOLAR’
Yılmaz, Türkiye ile ABD arasındaki köklü stratejik ortaklık ve müttefiklik ilişkisinin, ekonomik iş birliği açısından güçlü bir zemin sunduğuna dikkat çekti. Karşılıklı güvene dayanan bu yapının, yatırım ve ticaret ilişkilerinin derinleşmesine imkan tanıdığını söyleyen Yılmaz, “Bu, iki ülke arasındaki ekonomik etkileşimin uzun vadeli ve sürdürülebilir şekilde gelişmesini desteklemektedir. Ticaret hacmimiz geçen yıl 39 milyar dolar seviyesine ulaşmış, ABD, ülkemizin en büyük ihracat pazarlarından biri haline gelmiştir. 2026 yılının ilk çeyreğinde 10,4 milyar dolar seviyesinde gerçekleşen ticaret hacmi, bu ivmenin devam ettiğini göstermektedir. Bu gelişmeler, iki ülke arasında belirlenen 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşma noktasında güçlü bir potansiyele işaret etmektedir. Bununla birlikte, ticaretimizin daha dengeli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması da önem arz etmektedir” değerlendirmesinde bulundu.
‘TÜRKİYE’NİN MEVCUT POTANSİYELİ ÇOK DAHA YÜKSEK SEVİYELERE TAŞINABİLİR’
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2025 yılından itibaren ticaret dengesinde Türkiye aleyhine gelişen bir tablo ortaya çıktığını belirterek, enerji ve savunma alanındaki iş birliklerinin etkisiyle dış ticaret açığının artış eğilimi gösterdiğini söyledi. Yılmaz, “Bu nedenle ticari ilişkilerimizi çeşitlendirerek ve katma değeri yüksek alanlara yönelerek daha dengeli bir büyüme yapısını tesis etmeyi hedefliyoruz. Ticaret hacmindeki gelişmelerin yanı sıra, karşılıklı yatırımlar da ilişkilerimizin en önemli unsurlarından birini oluşturmaktadır. 2003-2025 döneminde ABD’den Türkiye’ye gelen doğrudan yatırımlar 16 milyar dolara ulaşmış; ülkemizde faaliyet gösteren 2 bin 300’ü aşkın ABD sermayeli firma üretim, ihracat, istihdam ve Ar-Ge alanlarında ciddi katkılar sunmuştur. Aynı dönemde Türk firmalarının ABD’de gerçekleştirdiği doğrudan yatırımların 14 milyar doları aşması, bu ilişkinin karşılıklı ve dengeli bir zeminde ilerlediğini ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, ABD’nin yaklaşık 8 trilyon dolarlık küresel doğrudan yatırım stoku dikkate alındığında, Türkiye’nin mevcut potansiyelinin çok daha yüksek seviyelere taşınabileceğine inanıyoruz” diye konuştu.
Yılmaz, Ukrayna-Rusya, İran ve Filistin meselesi gibi küresel ve bölgesel çatışmalara dikkat çekerek, Türkiye’nin bu gerilimler içinde istikrarını koruyan ve ‘güvenli liman’ vasfını pekiştiren bir ülke konumunda olduğunu dile getirdi.
‘ENFLASYON ÜZERİNDE ETKİLERİ SINIRLAMAYA DÖNÜK BİR ÇABA İÇİNDEYİZ’
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Bir taraftan tabii ki güçlü, caydırıcı bir ülkeyiz. Diğer taraftan da her alanda barışı, müzakereyi, diplomasiyi savunuyoruz. Bunun öncülüğünü yapıyoruz. Ateşkesten, müzakereden, diplomasiden yana bir tavır ortaya koyuyoruz ve elimizden gelen tüm katkıyı veriyoruz. Bu süreçlere bundan sonra da aynı anlayışla devam edeceğiz. İran’da yaşanan savaşın bölgesel ve küresel ekonomiye önemli yansımaları olduğunu biliyoruz. Enerji üzerinden, lojistikte, birtakım gübre gibi kritik ham maddelerde önemli etkileri var. Türkiye olarak bu konularda bir arz sıkıntısı yaşamıyoruz. Tedarik sistemleri çeşitlendirilmiş bir ülke olarak hiçbir konuda bir arz sıkıntımız yok. Ama fiyatlardan tüm dünyada olduğu gibi Türkiye de etkileniyor, fiyat etkilerini de sınırlamak için gayret ediyoruz. Bütçemize biraz yük alma pahasına enflasyon üzerinde bu etkileri sınırlamaya dönük bir çaba içinde olduğumuzu söyleyebilirim. Kısa vadede tüm dünya gibi biz de elbette bu savaştan olumsuz etkileniyoruz. Ancak şunun da altını çizmem gerekiyor. Savaş sonrası yeni bir bölgesel ortam bekliyor. Biz yeni şartlar bekliyor. Yeni dinamikler devreye girecek ve bu ortamda istikrarını koruyan, güvenli liman vasfını koruyan bir ülke olarak çok önemli fırsatlarımız olduğuna inanıyoruz. İmkanlarımız olduğuna inanıyoruz. Bu yaşananlar kısa vadede olumsuz etkiler yapsa da orta vadede Türkiye için önemli bir perspektif, önemli imkanlar getirmektedir” ifadelerini kullandı.
HİSARCIKLIOĞLU: 100 MİLYAR DOLARLIK HEDEFİMİZE ULAŞMAK İÇİN GÜÇLÜ BİR İVME YAKALADIK
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu ise “ABD ile son 10 yılda ticari ve yatırım ilişkilerimizin artmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. 2025 yılında ikili ticaret hacmimiz 39 milyar dolara ulaşarak tarihi bir seviyeye çıkmıştır. ABD, Almanya’nın ardından ikinci büyük ihracat pazarımız haline gelmiştir. Bugün küresel tedarik zincirleri yeniden kuruluyor. Near-shoring ve friend-shoring artık bir tercih değil, zorunluluk haline geliyor. Ve Türkiye, coğrafyası, sanayi altyapısı ve insan kaynağı ile bu yeni paradigmanın merkezinde yer almaktadır. ABD ile daha güçlü bir ekonomik ortaklık kurmak istiyoruz. Ama bu ortaklık sadece ticaret rakamlarından ibaret olmamalı. Bugün ulaştığımız ticaret hacmi bizleri cesaretlendirmektedir. 100 milyar dolarlık ticaret hedefimize ulaşmak için güçlü bir ivme yakaladık. Ancak bu büyümeyi sürdürülebilir kılmak ve daha dengeli bir yapıya kavuşturmak zorundayız” diye konuştu.
Konuşmaların ardından, TOBB ile ABD Ticaret Odası arasında mutabakat zaptı imzalandı.